dekorasyon etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
dekorasyon etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Mayıs 2014 Pazar

Huzurlu pazar

Ne güzel bir haftasonu oldu bu böyle. Eşimle evimizi topladık, evde biriken fazlalıkları attık, derledik, düzenledik. yemeğin üstüne güzel keyifler yaptık. Hava da yağmurluydu. Tam evde vakit geçirmelikti. Cumartesi günü o yorgunluğun üstüne birer türk kahvesi çok iyi gitti. Fincanlar da kayınpederimin Güneydoğu gezisinden hediye...




Bugün de anneler günü, her yer hareketlidir diye dışarı çıktık. İlk defa Brandium Avm'ye gittik ama pek beğendiğimiz söylenemez. Bize epey uzaktı yollarda yorulduk, gittiğimize değecek bir şey de bulamadık. Anneme hediye baktım, birşey bulamadım. Hediye konusunda pek başarılı değilimdir malesef :( Haftaya 19 Mayıs, 3 gün tatil, Edirne'ye gitmeyi düşünüyoruz. Edirne'den beğendiği birşeyi alırım diye düşündüm. 
Eve gelirken çiçekçi teyzelere rastladık pek çok yerde. Benim gözüm rengarenk çiçeklere takıldı tabi. Bu güzellikleri aldık evimize. Şimdi de oturup onları izliyorum öylece :)




Eve gelince canım tatlı birşeyler istedi herzamanki gibi. Hemen muffinleri yaptım. Pişirmesi çok hızlı oluyor, çok pratik. Bu kez Dr. Oetker'in acı badem aromasını kullandım. Mis gibi badem kokuyor, üstüne de damla çikolata serptim. 




Şimiden herkese iyi haftalar. Bir an önce haftasonu gelsin :)

21 Nisan 2014 Pazartesi

Sevgi Dolu Bir Haftasonu

Çocuk büyütmek tam bir sabır işi hanımlar. Haftasonu 2 yaşında çocuğu olan kuzenimde kaldım. Uzaktan sevmekle olmuyor bu işler bunu daha iyi anladım :) Sürekli üzerinde, kendine zaman ayırmayı geçtim nefes almaya bile fırsatı kalmıyor insanın. Kendi kendine oyun oynamıyor, sürekli bir kişinin ona bakmasını oynamasını istiyor bizim bıcırık.

Çocuk yetiştirmek çok ince bir çizgi. Her dediğini yapsan şımarır, her şeye hayır dersen olmaz. Nasıl davranacağını bilemiyor insan. O hassas dengeyi kurabilmek büyük marifet bence. Tatlı-sert olabilmek lazım çocuklara.  Tabi ilk çocuktan sonraki çocuklarda anne-babalar daha rahat oluyordur ama ilk çocuklarda tecrübesiz olunduğu için daha tedirgin olunuyor. Mesela ben çocuğumu çok rahat büyütemeyecekmişim gibi hissediyorum. Çocuklar özgürce koşarken, düşecekler diye içimden bir şeyler kopuyor sanki :) Bazı anne aman mikrop kapmasın, emziği temiz mi, altı kirlendi mi diye hijyen hastası olurken, bazısı da amaan bir şey olmaz diyerek oldukça geniş oluyor. Abartmamak koşuluyla rahat ve doğal büyütmek en güzeli, tabi başarabilene :) Çocuklar her şeyi unutturuyor insana. Onların bir gülümsemesi, masum gözleri herşeye bedel. Bizimki ilk defa bu görüşümde bana "abla" dedi. Daha doğrusu ben lavabodayken bana seslenip "Abaaa hadi del" diye seslendi. kurban olurum len sana :) Zamanı geldiğinde Allah hepimize anne-baba olma duygusunu yaşatır inşallah...

Çocukla Avm gezmek de tam bir işkenceymiş. Uykusu gelir, karnı acıkır, oyun alanına gitmek ister. Her şeyi ona göre ayarlamak zorunda kalıyorsun. Aah ah bir bakıma özgürlük elden gidiyor cancağzım. Neyse ben yine de bir şeyler alabildim.




Şu çiçekli güzellikler beni benden aldı. Şimdi bu bluzün altına ne renk pantolon gider onu düşünüyorum. Fuşya çok güzel gider ama benim için fazla iddialı ve sıradışı. Ne yazık ki bazı çizgilerin dışına pek çıkamıyorum kıyafette. Mesela desenli pantolonları beğensem de almaya niyetlenemiyorum. Bazı arkadaşlar çok güzel kombinler yapıyor. Benim hiç kombinleme becerim yok. Kardeşim bu konuda çok başarılıdır. Bir bütün olarak parçaları birbirine uydurur ve ne yapar eder bir yerden bir havalılık katar kendisine :)

Üsttekiler dışında ayakkabı ve etek aldım. Ayakkabıları eteklerle de pantolonlarla da giyebilirim. Çok rahat, ayağı tamamen sarıyor. Yazın rahat ederim diye düşünüyorum. Farklı model ve renk alternatifleri vardı. Bu tarz bir şey düşünenler için Deichmann'dan aldım.



Evimden bir köşeyle kapanışı yapayım, evdeki bütün çiçekleri bir köşeye topladım, baharın da gelişiyle onlara bakıp duruyorum. İçim pozitif enerjiyle doluyor..


21 Aralık 2013 Cumartesi

Acemilik Eserlerim

Yeni yıl heyecanı her yeri sardı. Her yer kırmızılar, yeşiller, beyazlarla doldu. Yılın bu zamanını çok seviyorum, yeni yeni umutlar, beklentiler...Ben de evimi yılbaşı havasına sokmaya çalışıyorum. Napabilirim, nereye ne yapabilirim diye düşünüp duruyorum. Şimdilik onları paylaşmıyorum, dekorasyonu tamamladıktan sonra paylaşmayı düşünüyorum.

Bugünlerde ne zamandır yapmayı istediğim boyama işine başladım. Acemilik eserim olarak ortaya bunlar çıktı :) İçlerine birer minik dal çiçek alırım diye düşünüyorum. Bir de şişenin ağızlarının iç kısmını boyamayı unutmuşum. Onları da bu akşam boyayıp rötuşlarını yaptım ama fotoğrafları önce çektiğim için bu halleriyle paylaşmış oldum, görmezden gelin :)



 Bir de kozalakları boyadım. Onlar da böyle bir şey oldu. Yılbaşı ruhunu yansıtıyorlar :) Çok basit bile olsa bir şeyler üretmek, ortaya çıkarmak öyle mutlu ediyor ki insanı. Devamını getirebilirim inşallah. Sırada büyük bir tabak var. Onu güzelleştirmeyi düşünüyorum, bakalım ortaya nasıl bir şey çıkacak :)



Mutlu haftasonları...

5 Aralık 2013 Perşembe

Çeyiz Alışverişi (Tekstil Ürünleri)

Bir çeyiz hazırlığı yazımla daha karşınızdayım. Bu sefer çeyizdeki tekstil ürünlerinden bahsetmek istiyorum. 
1-Bornozla başlayayım; bornoz takımımızı Taç'tan aldık. Kalitesi güzel ama ipliklerinin birkaç yerinde atma oldu. Misafir havlu takımım da Taç. Hepsini Eminönü'den almıştık.





2- Pike; annem ve eşimin annesinin yaptıkları/yaptırdıkları haricinde 1 çift kişilik, 1 tek kişilik pike takımı aldım. Çift kişilik olan Sarev'den, tek kişilik olan da Days in Colours. Sarev'den çok memnunum kumaşı yumuşaklığı 10 numara. Days in colours daha orta kalitede bir ürün ama puantiyeli puantiyeli çok sempatik geliyor bana :)





3- Battaniye; çift kişilik olarak Sarev'in bu  pembe modelini almıştım. Yorgan yeterli olduğu için bu battaniyeyi henüz kullanamadım ama yumuşaklığı çok güzel.
Tek kişilik 2 tane battaniyem var, ikisi de English Home. Biri mavi, diğeri mürdüm/bordo arası bir renkte. Mavi olan tv izlerken hep üstümde, çok severek kullanıyorum. Mürdüm rengi olanı daha kullanmadım. Bende battaniye kültürü yok mudur anlayamadım. Otururken dizlerimin üstüne örtmeyi çok seviyorum ama yatarken yorganın üstüne gerek olmuyor, e sadece battaniyeyi örtsek o zaman da ince olur. Ne zaman nasıl kullanacağız biz bu battaniyeleri? :)





4-Yorgan; ben silikon yorgan severim, böyle pufidik pufidik olacak ama English Home'dan aldığımız silikon yorgan o kadar ince ki... Kış günü onunla ısınmak imkansız. Annemden almak istemediğim, ısrarı sonucu "Hadi 1 tane alayım" dediğim yorganı kullanıyoruz sürekli. Gerçek pamuk ve inanılmaz güzel ısıtıyor :) Hal böyle olunca aldığım diğer 2 yorganı da kullanmıyorum. Biri patchwork desenine vurulup aldığım Laguna marka yorgan, diğeri de Özdilek silikon yorgan. Onlar da şimdilik bazanın daimi bekçileri arasında arada bir yatılı misafire bir görünüyorlar :) 




5-Havlu; Özdilek'ten vazgeçmeyin diyorum başka da bir şey demiyorum, bende olan modellerden bazıları...



6-Nevresim takımlarım; Sarev, Soley ve Özdilek. Üç markayı da 1 yıldır kullanıyorum solma,renk atma gibi birşeyle karşılaşmadım. Kumaş olarak Özdilek ve Soley'inkini daha çok beğeniyorum. Fotoğraflarını bulamadığım için ekleyemiyorum :( Geçtiğimiz günlerde siparişini verdiğim şehir temalı nevresim de elime ulaştı. Markası Gold Case, bu markayı alışveriş sitelerinde görüyor, ancak kalitesini bilmediğim için almaya cesaret edemiyordum. En sonunda aldım neyse ki kötü değilmiş, renkleri oldukça canlı ve güzel görünüyor. Kumaşı kullandığım diğer markalara göre daha ince.



Umarım fikir verebildiğim bir yazı olmuştur. Sormak istediğiniz birşey olursa buralardayım Sevgilerle...

11 Kasım 2013 Pazartesi

Sıcacık Dekorasyon Örnekleri

Malumunuz kış kapıya dayandı. Daha kendini tam olarak göstermese de evimizde dizlerimizden battaniyemiz, ayaklarımızdan terliğimiz eksik olmuyor. Sıcak birşeyler içmek, koltuğa gömülüp mayışmak çok iyi geliyor :)

İnternette dolaşırken gördüğüm görseller içimi ısıttı, sizinle paylaşmak istedim. Şömine, battaniye, kahve olmazsa olmaz zaten. Hele yanınızda sevdiğiniz kişilerle güzel bir film izlemek kadar keyiflisi var mıdır uzun kış akşamlarında... Bu güzel görsellerle sizi başbaşa bırakıyorum :)









Şu renklerin güzelliğine, uyumuna bakar mısınız. Kasım, aralık deyince aklıma hemen yılbaşı gelir. Çam ağaçları, hediyeler olleyy! Az kalıyor az :) Hevesle bekliyorum.

Sevgiler :)

17 Eylül 2013 Salı

Sofra Dekorasyonu Sorunu

Merhaba blog dostları,

gece gece sofra dekorasyonuna takıldım. Ne zamandır aklımda ama faaliyete geçemiyorum. Evleneli 1 yıl oldu, hala şık bir sofra hazırlayamadığımı düşünüyorum.

Benim yemek odası takımım kahve tonlarında. Ben de bunu göz önüne alarak krem rengi ve kırık beyaz masa örtüleri almıştım ama beyaz porselen yemek takımımla bir araya gelince uyumsuz oldular. Masa örtüsü yemek odası takımıyla mı uyum sağlamalı yoksa porselen yemek takımıyla mı? Fotoğraflarla netleştireyim durumu;





benim takımım ve örtüm

Tabi burada sadece fotoğraf çekmek için tabağı masaya koymuştum o yüzden fazla çıplak:) Netteki araştırmalarım sonucu beyaz porselen takıma krem tonlarda örtü kullanıldığını gördüm ama bunu aksesuarlarla tamamlamak lazım.




2. seçenek; kremden vazgeçip beyaz sade bir örtü ve şunlara benzer şamdanlar mı alsam.


beyaz üzerindeki görünüşü




3. seçenek de şöyle; siyah runnerlı bir görsel buldum bu da çok asil ve hoş durmuş.



 Krem rengi örtünün üstüne siyah runner alsam çok mu alakasız kalır. Çok alakasız ve farklı renkler artık her yerde kullanılıyor ama ben küçük dokunuşlarla mucizeler yaratan tiplerden değilimdir pek :)  Herşeyde olduğu gibi bunda da kararsız kalan ben, işin içinden çıkamıyorum. Güzel ve zevkli fikirler çıkacağını umarak buraya içimi dökeyim dedim :) Derdime derman olun blog arkadaşlarım :)